SERBEST ELLE ÇEMBER ÇİZİMİ
Doğruyu söylemek gerekirse pergelle çizerken bile zorlanılan çizim olan çemberi bu kadar ustalıkla ve el yordamıyla çizildiğini görünce(hem de tahtaya) şaşırmamak elde değil. Bu çizim metodu ilk kez Ottowa/Kanada’da Glebe kolejinde okulun website çalışmaları ile ilgilenen bir öğrenci tarafından çekilmiş. Okul müdürünün izni alındıktan sonra yalın elle çizilen çember çizimine ait video haziran 2006 tarihinde sitede yayımlanır. Video öğrenciler, fakülte ve okul yöneticileri tarafından ilgi görür. Ve okulun sitesinde uzunca bir süre yayımlanır.
(devamı…)
Add comment Eylül 3, 2008
EUCLİDES (ÖKLİT)(M.Ö.325- M.Ö.265)
Rönesans sonrası Avrupa’da, Kopernik’le başlayan, Kepler, Galileo ve Newton’la 17. yüzyılda doruğuna ulaşan bilimsel devrim, kökleri Helenistik döneme uzanan bir olaydır. O dönemin seçkin bilginlerinden Aristarkus, güneş-merkezli astronomi düşüncesinde Kopernik’i öncelemişti; Arşimet yaklaşık iki bin yıl sonra gelen Galileo’ya esin kaynağı olmuştu; Öklid çağlar boyu yalnız matematik dünyasının değil, matematikle yakından ilgilenen hemen herkesin gözünde özenilen, yetkin bir örnekti.
Öklid, M.Ö. 300 sıralarında yazdığı 13 ciltlik yapıtıyla ünlüdür. Bu yapıt, geometriyi (dolayısıyla matematiği) ispat bağlamında aksiyomatik bir dizge olarak işleyen, ilk kapsamlı çalışmadır. 19. yüzyıl sonlarına gelinceye kadar alanında tek ders kitabı olarak akademik çevrelerde okunan, okutulan Elementler’in, kimi yetersizliklerine karşın, değerini bugün de sürdürdüğü söylenebilir.
Egeli matematikçi Öklid’in kişisel yaşamı, aile çevresi, matematik dışı uğraş veya meraklarına ilişkin hemen hiçbir şey bilinmemektedir. Bilinen tek şey; İskenderiye Kraliyet Enstitüsü’nde dönemin en saygın öğretmeni; alanında yüzyıllar boyu eşsiz kalan bir ders kitabının yazan olmasıdır. Eğitimini Atina’da Platon’un ünlü akademisinde tamamladığı sanılmaktadır. O akademi ki giriş kapısında, “Geometriyi bilmeyen hiç kimse bu kapıdan içeri alınmaz!” levhası asılıydı. (devamı…)
Add comment Eylül 3, 2008
PİSAGOR (PHYTAGORAS)(Yaklaşık M.Ö.596–M.Ö.500)
Antik Çağ’ın en ünlü adlarından biri olan Pythagoras (Pisagor) Limnili bir ailenin çocuğu ve Sisam(Samos) adası doğumludur. Çok yönlü kişiliğiyle matematikçi sıfatını haketmiştir.Kendisi, bir Yunan filozofu ve matematikçisidir. Bu Eski Yunan filozofu ve bilim adamının günümüze kadar kullanılagelen ve tüm zamanlar için de geçerliliğini koruyacağı anlaşılan ünlü teoremi bu sözü doğrulamak için yeterli bir nedendir. Düzlemde, bir dik üçgende, dik kenarlar üzerine kurulan karelerin alanları toplamı, hipotenüs üstüne kurulan karenin alanına eşittir.”Pisagor Teoremi” olarak tanınan bu teoremin, Pisagordan önce M.Ö.1100 yıllarında yazıldığı sanılan Çinlilerin ünlü Nine Sections (Dokuz Bölüm) kitabında dik açılı üçgen ve ispatsız olarak bulunduğu belirtiliyor. Daha sonraki Çin geometrilerinde ölçümleri içeren buluşlar vardır. Pisagor teoreminin bilinen ilk ispatı Öklid’in Elementler eserinde bulunabilir. Sümerler ve Babiller gibi eski uygarlıklarda kenarları 3,4,5 birim olan üçgenlerin “dik üçgen” olduğunun bilindiğine dair bilgiler mevcutsa da, Pisagor’un farkı, bu teoremi bir matematikçi yaklaşımıyla ve genelleyerek vermiş olmasındadır.
(devamı…)
Add comment Eylül 3, 2008
YANILTICI SORULAR
İlkokulda, ortaokulda iken şimdiki deyimle ilköğretimde iken arkadaşlarımıza bazı cümle veya kelimeleri sürekli tekrar ettirerek arkasından soracağımız zeka sorusu mahiyetindeki soruya cevap vermelerini isterdik. Tabii ki soru ne kadar basit de olsa soru cümlesi içerisindeki bazı anlamların cevabı verecek kişinin aklında birtakım çağrışımlar yapması o kişinin yanlış cevap vermesine neden oluyordu. Örneğin bir inek sorusu vardı. Arkadaşımızdan sürekli süt demesini isteyerek ardından İnek ne içer? sorusunun cevabını isterdik. Tabii ki süt diyenler çoğunlukta oluyordu. Halbuki soru gayet basit, öyle değil mi?
Buna benzer olarak benim çok sevdiğim bir soru var ki bu soru için biraz daha profesyonelce diyebilirim. (devamı…)
Add comment Eylül 3, 2008
LEONARDO FİBONACCİ, FİBONACCİ SAYILARI ve ALTIN ORAN
Bonacci’nin oğlu Leonardo yani Leonardo Fibonacci orta çağın ünlü italyan matematikçilerinden biridir. İtalya’nın Pisa şehrinde doğduğundan kendisi Pisalı Leonardo(Leonardo Pisano) olarak da anılır. Babası Guglielmo Bonacci’nin Kuzey Afrika’ya (Bejaija/Cezayir) şimdiki zamanın gümrük memuruna benzer bir görevli olarak atanmasından ötürü daha çocuk yaşlarda buraya yerleşmişlerdir. Kuzey Afrika’da eğitim gören Fibonacci daha sonra akdeniz kıyılarını gezmiş bu seyahatlerde birçok arap tüccarla tanışmış ve onların kullandığı sayı sistemlerini öğrenmiş. Zamanın ünlü müslüman ilim adamlarından matematik dersleri almış.
Avrupa’yı hint-arap sayı sistemiyle tanıştıran ilk kişi Fibonacci olmuştur. Orta çağda Avrupa matematiksel hesaplamalar için roma rakamları kullanırken onluk sayma sistemini ve onluk sayma sisteminde kullanılan rakamları sıfır dahil olmak üzere Avrupa’ya tanıtmıştır.
I = 1, VI = 6 L = 50
II = 2 VII = 7 C = 100
III = 3 VIII = 8 D = 500
IV = 4 IX = 9 M = 100
V = 5 X = 10
Add comment Ağustos 23, 2008